Wikileaks Haberleri

Aşağa gitmek

Wikileaks Haberleri

Mesaj tarafından Evanescense Bir Ptsi Ara. 06, 2010 1:10 pm

Terörün baş destekçisi Suudiler
Wikileaks'e göre, ABD Yönetimi, Suudileri, El Kaide, Taliban ve Leşker-i Tayyibe gibi Sünni militan grupların en büyük mali destekçisi olarak görüyor.

WikiLeaks’te yayınlanan 30 Aralık 2009 tarihli bir belgeye göre, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Suudi yetkilileri militan gruplara para akışını engelleme konusunda ikna etmekte zorlandıklarını belirtti. Belgede Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt'in militanlarla mücadelede pasif kaldıkları da öne sürülüyor.

Hillary Clinton, açıklamasında radikal İslamcı örgütlere mali destek konusunda Suudi hükümetini suçlamıyor; 'Suudi kaynaklar'dan söz ediyor. Clinton, "El Kaide, Taliban ve Leşker-i Tayyibe, Hac dönemi ve Ramazan'da her yıl Suudi kaynaklardan muhtemelen milyonlarca dolar topluyor" diyor.

Bu arada, Wikileaks'in kurucusu Julian Assange'ın avukatı Mark Stephens BBC'nin sorularını yanıtladı.

ASSANGE TUTUKLANIRSA GİZLİ BELGELER YAYIMLANACAK
Stephens, Assange'ın bazı önemli bilgileri, sitenin ya da kendisinin başına kötü bir şey gelmesi durumunda yayınlamak üzere beklettiğini söyledi. Stephens müvekkili hakkında İsveç'de yürütülen cinsel taciz soruşturmasının da siyasi içerikli olduğunu savundu.

Avukatına göre eğer Assange, bulunduğu ülke tarafından İsveç'e iade edilirse, İsveç de kendisini Amerika Birleşik Devletleri'ne gönderecek.

İsveç polisi, Ağustos ayında bu ülkeye gitmiş olan Assange'ı, İsveç'te bulunduğu süre içerisinde iki kadına cinsel tacizde bulunduğu suçlamaları nedeniyle sorgulamak istiyor. İsveç Yüksek Mahkemesi Assange'ın gözaltına alınması kararını onaylamıştı.

İngiltere'de gizli bir adreste kaldığı belirtilen Assange ise, bu suçlamaları reddediyor ve iddiaların, yayınladığı belgeler nedeniyle kendisini karalamak isteyenler tarafından ortaya atıldığını söylüyor.

kaynak: ntvmsnbc


avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 24
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Wikileaks Haberleri

Mesaj tarafından Evanescense Bir Ptsi Ara. 06, 2010 1:12 pm

‘İsrail, AK Parti'ye Wikileaks’le vuruyor’

Başbakan Erdoğan’ın danışmanı Yalçın Akdoğan, Wikileaks’in yayınladığı belgelerin arkasında İsrail'in olduğunu iddia etti. Akdoğan, belgelerle AK Parti hükümetinin hedef alındığını savundu.


Wikileaks olayı patlak verdiğinden bu yana hükümet çevrelerinden bu sızıntının İsrail’in işi olabileceğine dair imalar vardı.

Geçen hafta Abdullah Gül açıkça “İsrail’in aleyhine belge” olmamasını manidar bulduğunu söyledi. AK Parti sözcüsü Hüseyin Çelik ve Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin yine İsrail’i işaret etti.

Ancak en açık suçlama dün doğrudan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yakın çevresinden geldi. Başbakan Erdoğan’a en yakın isimlerden Yalçın Akdoğan, Star gazetesinin “Açık Görüş” ekinde, İsrail'in Wikileaks’te yayımlanan belgelerle “Erdoğan hükümetini” hedef aldığını savundu. Akdoğan, bunun bir “psikolojik harekât” olduğunu iddia etti.

Akdoğan’ın tezine göre dünyayı sarsan 250 bin belgenin sızdırılmasının asıl amacı, Obama yönetimini zor duruma sokmak, Türkiye’yle arasını açmak, bizi itibarsızlaştırmak ve Erdoğan hükümetini karalamaktı.

İşte Başbakan’ın danışmanı Akdoğan’ın Wikileaks belgeleri hakkında doğrudan İsrail suçlayan yazısı;

Küresel yalanlar yerel gerçekler...

Wikileaks belgeleri, dünya çapında ses getirmeye devam ediyor. Eğer bir olay dünya çapında etki meydana getiriyorsa, sıradan ve önemsiz değildir. Olayın muhatapları ve tarafları büyük devletler ise, olayın kaynağı küçük organizasyonlar, sıradan kişiler olamaz. Kesin olan şudur: Ortada küresel bir operasyon, ‘örtülü bir propaganda’ faaliyeti, büyük bir psikolojik harekat var.

‘Örtülü propaganda’
‘Örtülü propaganda’ kimin yaptığı ve neyi amaçladığı belli olmayan propaganda türüdür. Asrın en büyük ‘örtülü propaganda’ faaliyetiyle karşı karşıyayız. Propagandanın veya psikolojik harekatın amacı, güçlü bir algı oluşturarak toplumu kontrol ve denetim altına almak, istenilen yöne sevketmektir. Wikileaks hadisesi de, uluslararası düzeyde ‘ilişkileri yeniden dizayn etme’ye, halkların psikolojilerinde oynayarak ülkeleri farklı tutum ve politikalara yöneltmeye dönük bir etkinlik gibi görünüyor.

Belgelerin yayınlandığı ilk günlerde yapılan yorumlar bu işten ABD yönetiminin, ABD dış politikasının ve ABD diplomasisinin büyük yara alacağı şeklindeydi. Bu algıyı üreten ise belgelerin doğru olduğunu düşündüren ve ismi geçen ülkeleri anlayışlı olmaya davet eden Obama yönetimiydi. ABD’nin işin gelişim sürecinde çok planlı hareket ettiğini, yaşanacak bir krizi yönetmek istermiş gibi görüntü verdiğini gördük.

Yine yapılan ilk yorumlarda sızdırılan bilgilerle birçok ülkedeki yönetimlerin baskı altına alınmak istendiği, ileride açığa çıkabilecek belgelerle ilgili korku yayılarak bir nevi ‘diplomatik şantaj’ yapılmak istendiği söylendi. Birinci yorumlar, ABD’nin ciddi hasar göreceğine, ikinci yorumlar ise diğer ülkelerin ‘büyük tahribat göreceği’ne işaret ediyordu.

ABD’nin imajı çizildi
Kanımca ABD, dünya çapında imajının bozulacağı, birçok ülkeyle ilişkilerinin kesileceği, ciddi itibar kaybına uğrayacağı gibi bir kanaate sahip olsaydı, meseleyi ulusal güvenlik meselesi olarak görür ve daha ciddi şekilde müdahale ederdi. Şu ana kadar böyle bir müdahale görmüyoruz, sadece çıkan krizi yönetmeye çalışan bir yönetim görüntüsü var.

Acaba bu işleri kim niye yapıyor, neyi amaçlıyor? Wikileaks hadisesi yabancı güçlerin bir operasyonu olabilir mi? ABD için içeriden bir kanadın bu bilgileri sızdırmasından daha vahimi, dışarıdan birilerinin ABD’ye operasyon çekmesi olur. Düşünün 11 Eylül’ü ABD dış saldırı olarak tanımladı ve düşmanı yok etmek için Afganistan dağlarını bombalayıp durdu. Bu olayla ABD’nin tüm güvenlik politikaları değişti, Irak’tan Afganistan’a ve Pakistan’a kadar birçok ülke ve bölgeye yönelik daha radikal politika değişiklikleri oldu. Wikileaks olayında ise ABD’nin ‘yabancı düşman’ tanımlaması yaparak birilerini hedef tahtasına oturttuğunu görmedik. Tam aksine içeride de kimse ‘tehlike’ ve ‘düşman’ olarak lanse edilmedi. Bu yüzden dış kaynaklı bir operasyon yerine, dış bağlantıları güçlü olan içeriden birilerinin bu işi tezgahladığını düşünmek daha gerçekçi olur.

Dış ilişkilere ince ayar
Bu işleri yapanların, ABD’nin gerçekten büyük bir zarar göreceğini düşünen dışarıdan birileri olduğunu hiç sanmıyorum. Açıkçası ABD’nin bu işten büyük zarar göreceğine dair güçlü bir emare de yok. Bir yoruma göre, ABD içinden birileri, hem Obama yönetimini farklı bir yöne sevketmeye çalışıyor, hem de birçok ülkenin ABD ile olan ilişkisine ince ayar vermek istiyor. Kimine göre Obama yönetiminin ismi geçen ülkelerle ilişkisi bozulmaya çalışılıyor. Kimine göre ise yapılan ilişkileri bozmak değil, ABD’nin çıkarlarına göre yeniden dizayn etmek, bu politikalara karşı direnen ülkelerin gardlarını düşürmek. Eğer resmi ABD yönetimi dolaylı da olsa bu işi yaptırmadığını söylüyorsa, o zaman ilk kez birilerinin kendisine açıkça hareket çektiğini ve gidişatı yönlendirmeye çalıştığını kabul etmiş oluyor.

Sanki bazı güçler, tüm bilgi ve belgelere rağmen ABD yönetiminin istenen adımları atmamasından rahatsızlık duyuyor ve onu istediği yörüngeye çekmeye çalışıyor. Bu doğruysa, ABD içinde ciddi bir çıkar ve anlayış çatışması yaşanmakta, Obama yönetimi bir dayatmaya maruz kalmaktadır. Bu görüntü, ABD’nin küresel aktörlüğüne büyük zarar verir. Amacın ABD ile ismi geçen ülkelerin arasını bozmak ve ABD’yi farklı politikalara mecbur bırakmak olduğu yaklaşımı doğruysa, bunda öncelikli hesabı olan ülke İsrail’dir. İsrail, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkinin seyrinden hoşnut değildir. Ortadoğu’da etkinliği artan ve İsrail’in onlarca yıldır sürdürdüğü oyunları bozmaya başlayan Türkiye’nin nüfuzunun kırılmasının bir yolu da ABD ile sorun yaşamasıdır. İsrailli yetkililer, ABD’nin Türkiye’ye gereken baskıyı yapmadığını düşünüyorlar. ABD Türkiye’ye tavır almadığına göre, Türkiye’nin ABD’ye tavır almasını, ilişkinin bu taraftan bozulmasını arzu ediyorlar. Son belgelerin iki ülke arasındaki ilişkileri sabote etmeye yönelik olduğu açıkça görülüyor. İsrail’in öncelikli hedefi ise Erdoğan hükümeti... Belgelerin hükümeti itibarsızlaştırmaya dönük iddialar içermesi hiç tesadüf görünmüyor. Bu iddiaların tamamen yalanlar üzerine kurgulanması ise hükümetin elini zayıflatmıyor, aksine güçlendiriyor. Olan, Türkiye’deki ABD karşıtlığının artması sebebiyle ABD’ye oluyor. Hedef tahtasına konulduğu anlaşılan Türkiye’nin ve Erdoğan hükümetinin bu saldırının altında kalma ihtimali çok düşük, ama bu işten ABD’nin bölgesel çıkarlarının zarar göreceği çok açık. Ülkelere askeri müdahaleler yapmak ne kadar büyük sorunlar doğurur ve yanlış olursa, bu tür iç siyasetleri etkilemeye dönük siber saldırılar ve psikolojik operasyonlar düzenlemek de o kadar yanlıştır.

ABD’nin yumuşak karnı
Şunu bir daha görüyoruz: ABD’nin zayıf karnı, İsrail ile olan ilişkileri ve karşı konulmaz bağımlılığıdır. ABD’de etkili olan Yahudi lobisi, her konuyu İsrail’in çıkarlarına endeksli düşünmekte. Küresel bir güç olan ABD’nin İsrail gibi bölgesel bir aktörün çıkarlarına bağımlı hale gelmesi, büyük bir handikaptır. Bir çok konuda Yunanistan’ın Güney Kıbrıs’ın yönlendirmeleri sebebiyle vizyon küçültmesi gibi, ABD de İsrail’in dayatmaları sebebiyle bir ‘dev’ken, bir cüce gibi davranmak zorunda kalıyor. İsrail’in şımarıklıkları çoğu zaman ABD’ye yük oluyor. Bir süper gücü küçük bir devletin güdümüne sokmak, ABD’nin küresel çıkarlarına zarar verir. ABD yönetimi üzerinde etkisi olan bazı aktörlerin her meseleye İsrail’in penceresinden bakması, İsrail’in küçük bir bölgede verdiği kavgaları dünya çapında büyük bir devlete verdirmeye çalışması ciddi bir talihsizliktir. Bölgesinde sevilmeyen ve hiçbir evrensel değeri takmayan bir ülkenin tutum ve davranışlarını ABD gibi bir ülkeye adapte etmeye çalışmak ABD’yi tüm iddialarından koparır, adeta medeniyet tasavvurun yerle bir eder. İsrail’e sadakati güçlü olan ve ABD’nin çıkarlarını İsrail’in menfaatleri çerçevesinde değerlendiren bir kısım diplomatların yaptıkları analizlerin hem mevcut gerçekliği yansıtmadığı, hem de ilişkileri geliştirmek yerine farklı bir eksene çekmeye çalıştığı söylenebilir. Obama yönetiminin bu oyunu görmesi ve tuzağa düşmemesi gerekiyor. İsrail’in gömleği ABD’yi çok küçük gelir. İsrail üzerinden ne Ortadoğu’yu, ne Türkiye’yi doğru okumak ve anlamak mümkündür. Ne Türkiye ile ilişkileri bozmak ABD’nin çıkarınadır, ne de Türkiye’yi etkisizleştirerek güdümüne sokmak, ABD’nin bölgesel menfaatlerine hizmet eder.

Araziden gelen bilgiler ne kadar yanlışsa, yapılan analizler ve verilen kararlar da o kadar yanlış olur. Büyük devlet önüne gelen dedikoduyu toplayan devlet değil, doğru bilgiler üzerinden gerçekçi analizler yaparak doğru adımlar atabilen devlettir. ABD’li diplomatların aktardığı bilgilerin düzeysizliği üzerine sağlıklı bir dış politika bina edilemez. ABD gibi bir devlet, safsatalarla hareket edemez. Bilindiği gibi ‘safsata’ bir düşünce geliştirirken yanlış saptamalar yapmaktır. Sahte bilgilere dayanarak üretilen politikalar yanlış çıkarsamalara dayanır. Örneğin ABD’nin Irak’a yönelik operasyonunun böyle yanlış bilgiler ve argümanlar üzerine kurulması, büyük sorunların yaşanmasına sebep olmuştur.

Dedikodulu politikalar
Yanlış bilgiler üzerine kurulan politikalar nasıl başarısızlığa mahkumsa, bu iddialar üzerine siyaset üretmeye, yayın politikası belirlemeye çalışmak da başarısızlığa mahkumdur.

Wikileaks dedikodularının kullanılmasının, siyaset ve medya üzerinde ciddi bir sorgulamaya sebep olması olumlu bir gelişmedir. Bu bilgiler elbette siyasetin de, medyanın da konusu olabilir, ancak bunun nasıl konu edildiği, nasıl kullanıldığı çok önemlidir. CHP liderinin bu iddiaları mutlak hakikat kabul ederek hükümete yönelik bir saldırı malzemesine dönüştürmesi çok yanlış olmuştur. Aynı şekilde medyanın bu iddiaları hiçbir araştırmaya dayanmadan suçlayan bir edayla manşetlere taşıması da medya ahlakı tartışmasını ateşlemiştir. Kapalı devre yorum yapan bir diplomat ile kamuoyunu dönük mesaj veren bir siyasetçi veya medya kuruluşu aynı şekilde çalışamaz. Kapalı devre yorum yapan bir diplomat duyduğu dedikoduları merkeze aktarabilir. Bu dedikodulardaki iddiaların doğru olduğu anlamına gelmez, bir ülkedeki psikolojiyi yansıtır. Merkez bu tabloyu görerek analizde bulunur. Burada diplomatın bir şeyleri ispatlayarak, hukuki temellerini ortaya koyarak bilgi aktarma zorunluluğu olmayabilir. Ancak iddiaların diplomatın aktardığı yorumlarda bulunması bir delil, karine, hukuki bir mesnet değildir. Bunlar kuru iftiralar da olabilir. Kuru iftiraları merkeze aktaran bir diplomat gayrı ciddi bir iş yapmıştır, ancak bunun kamuoyu açısından bir anlamı yoktur. Kuru iftiralar üzerinden siyaset üretmek veya manşet atmak ise hukuki sorumluluk doğurur. Diplomatik dedikodu hiçbir zaman delil veya ciddiye alınması gereken hukuki bir belge değildir.

İnsanların kişilik haklarını hiçe sayarak manşet yapan gazeteler de büyük bir sorumsuzluğa ortak olurlar. Türkiye’de bu iddiaları sayfalarına taşıyanların, ismi geçen kişilerin görüşlerine başvurması, meseleyi araştırarak gündeme taşıması gerekir. İddiaları sür manşet verip, cevapları bir gün sonra kıyıda köşede vermek medya eğitiyle bağdaşmaz. İsmi ve itibarı lekelenen insanların olmayan bir şeyi ispat etmeye davet edilmesi veya kendilerini temize çıkarmak için çaba göstermek zorunda bırakılması hiç adil bir yaklaşım değildir.

Wikileaks belgelerinin ne gibi sonuçlar doğuracağını, ülkeler arasındaki ilişkileri nasıl etkileyeceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz...



avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 24
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Wikileaks Haberleri

Mesaj tarafından Evanescense Bir Ptsi Ara. 06, 2010 1:14 pm

ABD'ye göre Türkiye'nin hassas noktaları
WikiLeaks son olarak ABD’nin ulusal güvenliği için önemli tesislerin listesini yayınladı. Listede Türkiye’den de üç önemli nokta yer alıyor.



ABD Dışişleri Bakanlığı Şubat 2009'da, tüm dış temsilciliklerden, ülkenin ulusal güvenliği için önem arzeden tesislerin listesini çıkarmasını istemişti. Wikileaks, son olarak ABD’nin ulusal güvenliği için büyük önem atfettiği, bu listeyi de içeren 'gizli' ibareli bir belgeyi yayınladı.

ABD'li diplomatların, zarar görmesi halinde, Amerikan çıkarlarının tehlikeye gireceğini söylediği tesisler arasında yüzlerce petrol tesisi, boru hattı, denizaltı kabloları ve fabrikalar ile Kongo'daki bir kobalt madeninden, Avustralya'da panzehir üreten bir fabrikaya, Danimarka'da insülin imal eden bir laboratuvara kadar pek çok tesis var.

Listede Türkiye’ye ait önemli tesisler ise İstanbul Boğazı, Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru hattı ile isimleri listede verilmiş bazı metal fabrikaları olarak sıralanıyor.

Muhtemelen Wikileaks'in şimdiye kadar yayımladığı en tartışmalı belge olduğunu söylenen bu liste, güvenlik uzmanları tarafından 'Terör örgütleri için bir hediye paketi' olarak nitelendiriyor.

ntvmsnbc


avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 24
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Wikileaks Haberleri

Mesaj tarafından Evanescense Bir Ptsi Ara. 06, 2010 1:17 pm

WikiLeaks’e felsefi yorumlar

Wikileaks “saydamlığın diktası” anlamına mı geliyor? Gizli belge yayımlayan siteler komplo paranoyasını nasıl etkiliyor? Gizli belgeleri yayan internet siteleri neden yazılı ve görsel basına ihtiyaç duyuyor? Ünlü filozoflar yorumladı.

Umberto Eco: "Bu olay her şeyden önce, devlet, vatandaş ve medya arasındaki ilişkilerde iki yüzlülüğü göstermesi bakımından bariz bir skandal. Skandal olmanın dışında, uluslararası düzeyde derin değişiklikler yaşanacağının da göstergesi."

Avustralyalı Julian Assange tarafından kurulan Wikileaks sitesi, elinde bulundurduğunu söylediği, ABD Dışişleri Bakanlığı’na ait yaklaşık 250 bin diplomatik telgrafın henüz tamamını yayımlamış değil. Ancak daha şimdiden filozoflar bu tür belgelerin yayımlanmasının dünyada bundan böyle uluslar arası ilişkileri ve medyanın dünya işlerindeki rolünü nasıl etkileyeceğini tartışmaya başlamış durumda.

Fransız Liberation gazetesi bu tartışmaya platform olmak için sayfalarını ünlü filozoflara açtı. Konu hakkında görüş belirten filozoflar, Wikileaks fenomeninin pek de hayra alamet olmadığı konusunda birleşiyor.

İtalyan filozof Umberto Eco, “Wikileaks olayı”ndan söz ediyor, örneğin. Eco’ya göre, bu olay her şeyden önce, devlet, vatandaş ve medya arasındaki ilişkilerde iki yüzlülüğü göstermesi bakımından bariz bir skandal. Skandal olmanın dışında, uluslararası düzeyde derin değişiklikler yaşanacağının da göstergesi.

Eco, her kültürlü bireyin, İkinci Dünya Savaşı sonundan bu yana diplomatik temsilciliklerin aslında “casusluk merkezi” olarak kullanıldığını bildiğini, ancak “bunu açıkça dile getirmek ikiyüzlülük ödevini ihlal edeceği için” bundan kaçındığını söylüyor. İktidarların her vatandaşı kontrol ettiği, ama her vatandaşın da – en azından “hacker”lar- iktidarların sırlarını öğrenebildiği bir devirde yaşandığını da söylüyor Eco. Günümüz teknolojisiyle telefonda gizli ve özel ilişki sürdürmenin artık mümkün olmadığını belirtip, gelecek için bir tür geriye dönüş senaryosu çiziyor:

‘GİZLİ BİLGİLER ARTIK BASINDAN ÖĞRENİLİYOR’
“Hükümet memurlarının, kontrol edilemeyen güzergahlar kullanarak, sadece ezbere bilinen ya da en fazla bir ayakkabının topuğuna yazılmış mesajları aktarmak için gizlice bir yerden başka bir yere gittiklerini hayal etmek zorundayım. Daha önce teknolojinin yengeç biçiminde, yani geri geri giderek ilerlediğini yazmıştım. Bugün hızlı trenle Roma’dan Milano’ya üç saatte gidiliyor. Halbuki uçakla, havalimanına gidişler de dahil bu süre üç buçuk saati buluyor”.

Umberto Eco, basının konumu konusunda ise, “Eskiden basın büyükelçiliklerin içinde neler döndüğünü anlamaya çalışırdı, şimdi büyükelçilikler gizli bilgileri basından istiyor” gözleminde bulunuyor.

‘WIKILEAKS PARANOYALARI BESLİYOR’
Paris ve New York üniversitelerinde ders veren filozof François Gaillard ise sözde paranormal faaliyetler üzerine kurulu senaryolarıyla ünlü Hollywood dizisi X-Files tarafından yayılan “bizden her şey saklanıyor” komplo tezinin Wikileaks gibi internet sitelerinin “ekmek teknesi” olduğu görüşünde.

Gaillard’a göre, saydamlık iddiasıyla ortaya çıkan Wikileaks, aslında bu paranoyayı daha da besliyor. Fransız filozof, yayımlanan belgelerin ülkelerin iç ve dış güvenliklerini tehdit etmenin dışında, Soğuk Savaş sonrası hassas kurallar üzerine inşa edilen oyun kurallarını da bozucu nitelikte olduğu görüşünde. Gaillard, Wikileaks’in yayımladığı belgelerin büyük medya tarafından kullanılması hakkında ise Wikileaks açısından “altın yumurtlayan tavuğu öldürmek” anlamı taşıdığını söyleyip, “gizli bir bilgiyi bilmenin verdiği hazzı kaybetmenin insanoğlu açısından menfaati nedir” sorusunu soruyor.

CAN SIKICI NOKTA...
Fransız Bilimsel Araştırmalar Kurumu üyesi filozof Jean-Claude Monod bu görüşle hemfikir değil. Monod’a göre, Wikileaks’in büyük medya kuruluşlarıyla işbirliği yapması iyi düşünülmüş bir mantığa dayanıyor. Monod, interneti masallardaki “dev” tiplemesine, yazılı basını ise internetin ebeveynine benzetiyor. Ve ekliyor: “Anne ve babasını yutmanın belki de iyi bir yöntem olmadığını fark eden internet devi yazılı basının uzmanlığına başvurdu.



Haberin, kendi yığını altında ezilmemek için analiz edilmesinin gerektiği ve her şeyin yayımlanmasının illa da iyi olmadığının kabullenildiği görlüyor”. Monod, hükümetler ve diplomatlar için bugün gerçek anlamda can sıkıcı noktanın, uluslararası ilişkilerde saydamlığın erdem ve sınırları olduğunu savunuyor.

‘SAYDAMLIK DİKTASI’
Paris-Diderot Üniversitesi öğretim üyelerinden filozof Elisabeth Roudinesco da Wikileaks fenomenine saydamlık penceresinden bakanlardan. Roudinesco’ya göre günümüzde bir tür “saydamlık diktası” yaşanıyor. Bu diktanın, devletler tarafından işlenen suçların (işkence, savaş suçuları, tecavüz…) ortaya çıkarılması bakımından pozitif bir yöne sahip olduğu görüşünde Roudinesco.

Ancak inkarcılık, komploculuk ve söylentilerin yayılması gibi her türlü ölçüsüz söylemin de rasyonel görünüme bürünebileceği konusunda uyarıyor. Medyanın dünya işlerinin yönetiminde hükümetler kadar söz sahibi olmaya başladığını savunan Roudinesco, “gizlilik gereksinimi ile ciddi habercilik arasında denge için saydamlığın yeni diktatörlerinin çocuksu budalalıklarına karşılık verilmesi gerektiği” çağrısında bulunuyor.


avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 24
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Wikileaks Haberleri

Mesaj tarafından Destiny Bir Salı Ara. 07, 2010 7:09 pm

Ve Assange tutuklandı

WikiLeaks'te yayınladığı belgeler ile dünya gündemine oturan Julian Assange, İngiltere'de tutuklandı. Assange, 14 Aralık'taki duruşmaya kadar tutuklu kalacak.


İngiltere polisi, WikiLeaks internet sitesinin kurucusu Julian Assange'ı tutukladı.

İngiliz basını, Assange'ın TSİ 11.30 sırasında Londra'daki bir polis merkezine kendi isteğiyle gittiğini, burada gözaltına alındığını bildirdi.

Daha sonra Londra'daki Westminster Mahkemesi'ne çıkartılan Assange'ın tutuklanmasına karar verildi. Assange, 14 Aralık'taki duruşmaya kadar tutuklu kalacak.

Gözaltına alınma İsveç'in, tecavüzle suçlanan Assange için Avrupa çapında tutuklama emri çıkartması ile gerçekleşmişti.

İngiliz polisi dün akşam, İsveçli yetkililerden ellerine tutuklama emrinin ulaştığı konusunda Assange'ın avukatı Mark Stephens'ı bilgilendirdi. Stephens müvekkilinin, hakkındaki suçlamaların ne olduğunu bilmek istediğini ve adını temize çıkarmak istediğini söyledi.

39 yaşındaki Avustralyalı gazeteci İsveç'te taciz suçundan aranıyor. Assange ise hakkındaki taciz suçlamalarını reddediyor.

SÖZCÜ: DURMAYACAĞIZ
Wikileaks'in kurucusu Julian Assange'ın avukatı Mark Stephens, İsveç'te müvekkili aleyhinde yürütülen cinsel taciz soruşturmasının "siyasi içerikli" olduğunu savunarak, bu iddialara karşı mücadele vereceklerini söylemişti.

WikiLeaks sözcüsü, yaptığı açıklamada, Jullian Assange'ın gözaltına alınmasını basın özgürülüğüne yapılan bir saldırı olarak değerlendirdi.

Sözcü "Durmayacağız" diye konuştu.

Wikileaks'in son olarak ABD Dışişleri Bakanlığının yazışmalarıyla ilgili yayımladığı belgeler tepkilere neden oldu. ABD ve İngiltere gibi ülkeler bu belgelerin yayımlanmasının, ülkelerin güvenliği açısından tehlike teşkil ettiğini bildirmişti.


” Planı olan bir adam gibi mi duruyorum. Benim ne olduğumu biliyor musun? Ben arabaları kovalayan köpek gibiyim. Eğer yakalasam bile ne yapacağımı bilemem. Anlarsın ya… Ben sadece yaparım. ” (Joker)
avatar
Destiny
Joker
Joker

Mesaj Sayısı : 435
Kayıt tarihi : 22/05/10
Yaş : 31
Nerden : Destiny..

http://fatihmuldur.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Wikileaks Haberleri

Mesaj tarafından Evanescense Bir Perş. Ara. 09, 2010 11:28 pm

WikiLeaks ordusuna 31 bin kişi katıldı!

Faaliyetlerini engellemek için WikiLeaks'i baskı altında tutmaya çalışan devlet kurumları ve firmalara karşı kurulan 'siber-ordu'ya katılım hızla artıyor.


Herkesin tahmin ettiğinin tersine ilk büyük siber-savaş, devletler arasında değil, devletle sivil toplum arasında gerçekleşecek gibi görünüyor.

ABD’ye ait gizli diplomatik belgeleri açıklamaya başkayan WikiLeaks’e yönelik devlet ve firma saldırılarına karşı oluşan siber-savunma ve misilleme grupları ‘ordu’ya dönüşüyor. Bunun son kanıtı, siber saldırılara katılmak isteyenler için dağıtılan LOIC isimli ‘botnet iştirak’ yazılımını birkaç saatte 31 bin kişi indirmesi.

Katılımın büyük hızla arttığı Anonymous ordusu, ilk saldırıyı Amazon.com’a yapacaklarını duyurdu. Katılımın inanılmaz hızla arttığı ve yazılımı indirenlerin bir kaç günde 200 bini bulabileceği iddia ediliyor.

Önceden birbiriyle organik bağı olmayan demokrasi ve ifade özgürlüğü yanlısı hackerların kurduğu Anonymous isimli grup, düşünce özgürlüğü ve demokrasi talebiyle bir manifesto yayınladı ve baskıcı odaklara siber saldırı için herkesin kullanabileceği sözkonusu yazılımı internete yükledi.

WikiLeaks’i zor durumda bırakmaya çalışan kurumlara siber-saldırı için kurulan ‘botnet’e gönüllü dahil olmayı sağlayan yazılım, saldırı sırasında açık ve internete bağlı olan bilgisayarları birer nefer gibi hedef siteye saldırıda kullanıyor.

ntvmsnbc


avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 24
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Wikileaks Haberleri

Mesaj tarafından Evanescense Bir Cuma Ara. 17, 2010 10:40 am

WikiLeaks’e kardeş geldi

Julian Assange ile tartışıp WikiLeaks'ten ayrılan Domscheit-Berg, sızıntılara aracı olacak yeni bir site kurmaya karar verdi.


ABD diplomatik belgelerini yayımlamaya devam eden WikiLeaks’in eski yöneticilerinden Daniel Domscheit-Berg, Openleaks adıın verdiği yeni bir ‘sızıntı’ sitesi kuracağını açıkladı.

WikiLeaks’in ‘yanlış strateji’ izlediğini iddia eden Domscheit-Berg, bu yüzden site ve ekip üzerinde aşırı sorumluluk biriktiğini ve sürekli kaynak sorunu yaşandığını savundu. Eski kurucu, WikiLeaks’e gelen belgeleri derlemenin, aralarından seçim yapmanın başlı başına yanlış bir görev olduğunu söyledi.

Domscheit-Berg’in kuracağını açıkladığı OpenLeaks, büyük kardeşinden önemli farklılıklar içeriyor. Site, esasen firma ve kuruluşlar hakkında belgeleri sızdırmak isteyenlerle, bu belgeleri vermeyi tercih edecekleri basın, yayın, sivil toplum veya emniyet kuruluşu arasında aracı olacak. Böylece sorumluluk o belgeleri yayımlayan organda olacak.

Bilgi sızdırmak isteyen, seçtiği kuruma belgeleri gönderirken kimliği tamamen gizli kalacak, bundan OpenLeaks’in de haberi olmayacak.

Julian Assange'ın eski sağ kolu olan Domscheit-Berg. Assange ve Berg Ağustos ayında Wikileaks'in Irak belgelerini yayınlamasının ardından bir fikir ayrılığına düşüp ayrılmışlardı.

ntvmsnbc


avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 24
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Wikileaks Haberleri

Mesaj tarafından Evanescense Bir Cuma Ara. 17, 2010 10:42 am

Annesinden Assange'a: Değdi mi?

Avustralya'nın Kanal 7 televizyonu oğlunu cezaevinde ziyaret edecek olan Julian Assange'ın annesi Christine'den, oğluna "Değdi mi?" sorusunu yöneltmesini rica etti.


Avustralya televizyonu Kanal 7, bugün Londra’da yeniden mahkeme önüne çıkacak olan Bay Sızıntı'yı cezaevinde ziyaret eden annesi Christine Assange'dan oğluna, "Değdi mi?" sorusunu yöneltmesini istedi.

Yayımladığı ABD gizli belgeleriyle dünyada deprem etkisi yaratan, ardından tecavüz suçlamalarıyla tutuklanan 39 yaşındaki Avustralya vatandaşı Assange, bu soruya, "Düşüncelerim değişmedi. İfade ettiğim ideallerime sadığım. Mevcut şartlar bunu değiştirmeyecek" cevabını verdi.

Assange yazılı olarak yaptığı açıklamada, "Aksine, yaşananlar bunların doğru ve gerçek olduğuna yönelik inancımı artırdı" ifadesini kullandı.

BUGÜN MAHKEMEYE ÇIKACAK
İsveç’te hakkında yapılan suç duyurusu nedeniyle 1 haftadır İngiltere’de tutuklu bulunan Assange’ın, kefaletle serbest bırakılıp bırakılmayacağı, bugünkü duruşmada belli olacak. İsveç’in Avrupa genelinde hakkında tutuklama emri çıkarttığı ve tecavüzle suçladığı Assange, geçen haftaki duruşmada, “İsveç’e iadesini engellemek için mücadele edeceğini” söylemişti.

Assange, annesi aracılığıyla Avustralya televizyonuna ilettiği yazılı açıklamada ayrıca, Wikileaks'e yapılan bağışlara engel olan büyük şirketleri de eleştirdi.

Bay Sızıntı, "Visa, Mastercard, Paypal ve diğerlerinin ABD dış politikasına alet olduğunu öğrendik. Bu önceden bildiğimiz bir şey değildi. Dünyaya yaptığım işi ve ekibimi bu yasa dışı ve ahlaksız saldırılara karşı koruması için çağrı yapıyorum" diye konuştu.

"TEK İSTEĞİM ONA SARILMAK"
Cezaevindeki oğlunu görmek için hayatında ilk kez Avustralya dışına çıkarak, İngiltere'ye gelen Christine Assange, aklındaki tek şeyin oğluna sarılmak olduğunu söylemişti.

Anne Assange, "Buraya oğlumu görmeye geldim. Onun nasıl olduğunu görmek istiyorum" diye konuşmuş, Avustralya hükümetinden de oğluna daha fazla yardım etmesini istemişti.

Cristine Assange, ABD'li ünlü televizyoncu Oprah Winfrey'i ağırlayan Avustralya Başbakanı Julia Gillard'ı da eleştirerek, "Julian burada hapiste yatıyor. Amerikalılara dalkavukluk yapmak, kendi halkına sahip çıkmaktan daha mı önemli?" demişti.

ntvmsnbc ve Ajanslar


avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 24
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Wikileaks Haberleri

Mesaj tarafından Evanescense Bir Cuma Ara. 17, 2010 10:44 am

Assange serbest ama hala içerde

Yayınladığı gizli belgelerle dünyayı sarsan WikiLeaks'in kurucusu Julian Assange, 200 bin sterlin kefaletle serbest bırakıldı. İsveç'in temyize gitmesiyle, Assange 2 gün daha cezaevinde kalacak.


Londra'da geçen hafta gözaltına alınan Wikileaks'in kurucusu Julian Assange, hemen ardından Westminster Asliye Hukuk Mahkemesi’ne çıkarılmıştı.

Mahkeme Assange'ın kefaletle serbest bırakılması talebini reddetmiş, gözaltı durumunun devamına karar vermişti.

Yaklaşık bir haftadır Londra'daki Wandsworth Cezaevinde tutululan Assange, bugün öğleden sonra hakim karşısına çıkartıldı. Yapılan ilk duruşmada Assange, 200 bin sterlin kefaletle serbest bırakıldı. Assange'ın İsveçli avukatı Gemma Lindfield parayı kendisinin yatıracağını söyledi.

Pasaportuna el konulan Assange'a bir sonraki duruşmaya kadar elektronk kelepçe takılacak ve polis gözetiminde tutulacak. Assange gözetim altındayken gündüzleri 10.00-14.00 ile geceleri 22.00-02.00 saatleri arasında sokağa çıkamayacak. Ayrıca her akşam saat 18.00'de polis karakoluna giderek imza atması gerekiyor.

Mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmayı 11 Ocak 2011'e erteledi.

48 SAAT DAHA CEZAEVİNDE
İsveç, mahkemenin tahliye kararını temyize götüreceğini açıkladı. Londra'daki Yüksek Mahkeme'de en geç 48 saat içinde yapılması beklenen temyiz duruşmasına kadar, Assange cezaevinde tutulacak.

Temyiz duruşmasında mahkemenin kararı bozulmazsa, Assange şartlı tahliye edilecek. Bu arada, Assange'ın serbest kalması için 200 bin sterlinin İngiliz Westminster Asliye Hukuk Mahkemesine nakit olarak ödenmesi gerekecek.

ÜNLÜ İSİMLER DESTEKLEDİ

Yaklaşık 1 saat 20 dakika süren duruşmayı, aralarında Amerikalı belgesel yapımcısı Michael Moore, yönetmen Ken Loach, Mick Jagger'ın eşi Bianca Jagger İngiliz sosyetesinin önde gelen isimlerinden Jemima Khan ile gazeteci John Pilger gibi isimlerin de bulunduğu ünlü isimler takip etti ve Assange'a destek verdi. Ayrıca 10 kişinin Assange'ın serbest bırakılması için kefil olduğu açıklandı.

Duruşma sırasında mahkeme önünde Assange'ın serbest bırakılması için yapılan protesto gösterileri, kararın açıklanmasından sonra yerini sevinç gösterilerine bırktı.

Jullian Assange, kurucusu olduğu Wikileaks'ın yayımladığı gizli belgeler nedeniyle yargılanmıyor. İsveç, Assange'ı iki kadına tecavüz etmekle suçluyor ve iadesini talep ediyor. Assange ise iddiaları reddediyor ve İsveç'e iadesini önlemek için mücadele edeceğini söylüyor.



avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 24
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Wikileaks Haberleri

Mesaj tarafından Evanescense Bir Cuma Ara. 17, 2010 10:46 am

Wikileaks’te adı geçen diplomatlar istenmiyor

Kenyalı parlamenterler, WikiLeaks belgelerinde ülkeleri hakkında olumsuz yargıda bulunan ABD büyükelçisinin geri çekilmesini istedi.

Kenya parlamentosunda bir grup milletvekili, Wikileaks tarafından yayımlanan birçok diplomatik yazışmada kaynak olarak gösterilen ABD'nin Nairobi Büyükelçisinin geri çekilmesini istemek için önerge verdi.

Önergeyi veren milletvekillerinden Devlet Başkanı Mwai Kibaki'nin partisi PNU'dan (Ulusal Birlik Partisi) üyesi Silas Rutere, şu anki ABD Büyükelçisi Michael Ranneberger'in, diplomatik ilişkiler konusundaki Viyana Sözleşmesi'ni ihlal ettiğini savundu.

Parlamentonun Ranneberger'i anti-diplomatik tutumundan ötürü kınaması ve geri çekilmesini istemesi gerektiğini ifade eden Ruteere, verdikleri önerinin yakında görüşüleceğini belirtti.

Wikileaks'in yayımladığı birçok belgede kaynak olarak gösterilen Amerikan Büyükelçisi, Kenya'yı "yolsuzluğun geliştiği bostan" olarak nitelemiş ve Devlet Başkanı Kibaki ile Başbakan Raila Odinga'yı ülkedeki reformları frenlemekle suçlamıştı.

AA


avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 24
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Wikileaks Haberleri

Mesaj tarafından Evanescense Bir Cuma Ara. 17, 2010 10:48 am

Castro: Assange ABD'ye diz çöktürdü

Küba basınında düzenli olarak makaleleri yayımlanan Fidel Castro, son yazısında, WikiLekas'in kurucusu Assange'a değindi.


Küba lideri Fidel Castro, Wikileaks'in kurucusu Julian Assange'ın, ABD'yi 'manevi olarak diz çöktürdüğünü' savundu.

Fidel Castro'nun, yerel resmi basında bir makalesi yayımlandı.

Castro, makalesinde, "Birkaç ay önce dünyada çok az tanınan bir kişi olan Assange'ın, tüm tarihin en güçlü imparatorluğuna (ABD) karşı meydan okunabileceğini göstermekte olduğunu ve ABD'yi manevi olarak diz çöktürdüğünü" yazdı.

Fidel Castro, Küba basınında uluslararası meselelerle ilgili düzenli olarak makaleler yazıyor.

ntvmsnbc


avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 24
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Wikileaks Haberleri

Mesaj tarafından Evanescense Bir Cuma Ara. 17, 2010 10:53 am

Assange'ın tutukluluğu bitti

9 gündür cezaevinde bulunan WikiLeaks'in kurucusu Julian Assange, kefaletinin ödenmesiyle akşam saatlerinde serbest bırakıldı.


İngiltere'de Yüksek Mahkeme'nin kefaletle serbest bırakılmasına karar verdiği Wikileaks'in kurucusu Julian Assange özgürlüğüne kavuştu.

İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin önünde basın ordusu tarafından karşılanan Assange'ın ilk sözleri, "Taze Londra havasını tekrar soluyabilmek harika" oldu.

Kendisine destek verenlere, kefil olanlara, avukatlarına, basın mensuplarına ve İngiliz hukuk sistemine teşekkür eden Assange, Wandsworth cezaevinde geçirdiği zamanı, "Viktorya dönemine ait hapishanede geçirdiğim zaman" olarak tanımladı.

İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin önünde medya ordusu ve destekçileri tarafından karşılanan Assange, hapishanede kötü koşullarda bulunan insanların da desteğe ihtiyacı olduğunu belirtti.

"İşime devam etmeyi umuyorum ve bu konudaki masumiyetimi ispat etmeye, çalışmaya devam edeceğim" diyen Assange, kendisine yöneltilen suçlamaların kanıtlarının ortaya konulamadığını belirtti.

KEFİLLER İMZA VERDİ
İngiliz Yüksek Mahkemesi bugün, İsveç'in itirazlarını reddederek, Assange'ın kefaletle serbest bırakılmasına hükmetmişti.

Assange'ın kefaletle serbest bırakılması için gereken 240 bin sterlin İngiliz Westminster Asliye Hukuk Mahkemesine ödenirken, Assange'a kefil olan kişiler mahkeme veya polis karakoluna giderek imza verdi.

Julian Assange, mahkemeye tebliğ ettiği adres olan gazeteci ve bağımsız gazeteciliği savunan Frontline Kulüp'ün kurucusu Vaughan Smith'in İngiltere'nin doğusunda bulunan Suffolk'daki malikanesine yerleşecek.

Assange'ın şartlı tahliye koşulları arasında mahkemeye tebliğ ettiği adreste bulunmasının yanı sıra, pasaportuna el konulması, belli saatler arasında sokağa çıkmaması, polise her gün bildirimde bulunması ve ayak bileğine elektronik kelepçe takılması da bulunuyor.

Wikileaks'in kurucusu Londra'da gözaltına alındığı 7 Aralık'tan bu yana Londra'daki Wandsworth Cezaevinde tutuluyordu.

Assange'ın İsveç'e iadesinin görüşüleceği İngiltere'deki hukuk sürecine ise, 11 Ocak 2011'deki duruşmayla başlanması bekleniyor. İsveç Assange'ı iki kadına tecavüz etmekle suçluyor ve iadesini talep ediyor.

TECAVÜZLE SUÇLANIYOR

Julian Assange, geçen ağustos ayında İsveç'e yaptığı seyahatte iki kadına tecavüz etmekle suçlanıyor ve İsveç hükümeti, Assange'ın iadesini talep ediyor.

Hakkında Avrupa çapında tutuklama kararı çıkarılan Assange, 7 Aralık'ta Londra'da teslim olduğu polis merkezinde tutuklanmıştı.

Julian Assange, hakkındaki suçlamaları reddediyor ve siyasi amaçlı olduğunu savunuyor.

Tutuklama kararı, Wikileaks'ın ABD büyükelçiliklerine ait iç yazışmaları yayınlamaya başlamasından kısa süre sonra açıklanmıştı.

Julian Assange, gizli belgeleri yayınlamayı sürdüreceğini söyleyerek meydan okuyor.

Assange, annesi aracılığıyla Avustralya'da bir televizyon kanalında yayınlanan açıklamasında Wikileaks'i savundu.

Siyasi tartışmalarÇok sayıda dünya liderine ilişkin büyükelçiliklerin görüşlerini ya da devletlerle şirketler arasındaki ilişkileri gözler önüne seren belgelerin yayınlanmasına devam ediliyor.

Belgeler, o tarihten bu yana uluslararası siyasi alanda tartışma yaratıyor.

Sızdırılan belgelere öfkeyle tepki veren ABD makamları, Julian Assange'a dava açmanın yollarını değerlendirmekte olduklarını bildirdi.

http://video.ntvmsnbc.com/assangein-tutuklulugu-bitti.html

Assange serbest

ntvmsnbc ve Ajanslar


avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 24
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz